banner17

banner9
17 Eylül 2019 Salı

Önce Tasua, Sonra Aşura, Bitmeyen Yas Kerbela

AK PARTİ’nin başını yakan neler oldu ?

Gazeteci yazar Hüseyin Çetiner Ak Partinin durumu ne olacak türünden bir makale kaleme aldı. İşte biz yorumsuz olarak o yazıyı dikkatinize sunuyoruz.

12 Temmuz 2019 Cuma 17:46
AK PARTİ’nin başını yakan neler oldu ?
banner13
Ak Parti kendi işini kendisi zora soktu. Evet ekonomik kriz var, bir çok sorun ve sıkıntı  yok değil. Ancak bunlar her zaman Türkiye’de var oldu zaten.

Erdoğan sürekli belediye başkanlarına,milletvekillerine sokak ve caddeleri altın kaplama yapsanız bile gönülleri yapmadığınız sürece bu hizmetleriniz işe yaramaz diyordu ancak sözü dinlenmedi.

İşte bunun bir gereği olarak da İstanbul dahil Ankara,Adana,Mersin başta olmak üzere bir çok büyükşehir belediyesi Ak Parti’den alındı.

Ak Parti kuruluşta halkın partisi iken 2009’ dan sonra daha çok devlet partisi olmaya başaldı.

Hele hele 15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminden sonra MHP ile kurduğu Cumhur ittifakından sonra kullanılan ayrıştırıcı dilden sonra Ak Partiyi tanımaktan zorlanıyorum.   

Milletvekili ve Belediye başkanı adaylarının seçiminde ben bunu istedim bu olsun mantığının zirveye ulaştığını da yakinen görmekteyim.

Damat ,evlat ve aile bireylerinin halkı rahatsız edecek derece devlet işlerinin içine çekilmesi Ak Parti için çok büyük kayıp oldu.

Mesela iki bakanlığı (Makliye ve Hazine) birleştirip başına damadı sayın Berat Albayrak’ın getirilmesi çok doğru değildi.

Hadi diyelim ki bütün riskleri alarak böyle bir karar verdiniz. Peki ülkenin en büyük kamu kurumlarının bağlı olduğu varlık fonunun başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan oluyor, yardımcısının de damadı Berat  Albayrak olmasının gerekçesi halka anlatılamadı. Ki zaten anlatılacak bir gerekçe de yok…

Erdoğan başta olmak üzere Ak Parti yöneticileri çok ayrıştırıcı dil kullandılar…

 Örnek vermek gerekirse Sayın Erdoğan’ın  bir sene önce “Ey Kılıçdaroğlu TBMM arşivlerini aç oku,Doğu illerinin bulunduğu bölgeye Osmanlı döneminde ve Cumhuriyetin ilk yıllarında Kürdistan,Karadeniz illerinin olduğu bölgeye de Lazistan denirdi demişti…

Aynı Erdoğan 31 Mart seçiminden önce Türkiye’de Kürdistan yok.

Kürdistan’da yaşamak isteyenler Kuzey Irak’a gitsin diyerek coğrafi bir tanımdan dolayı Kürt asıllı seçmeni çok kızdırmış en güçlü rapik aday olan Ekrem İmamoğlu’na destek vermek zorunda bırakmıştı.

Siyasiler kullandıkları dile dikkat etmek zorundalar.

MHP lideri sayın Devlet Bahçeli Mecliste vekilleri  olan,Türkiye yasalarına göre kurulan HDP’ye oy veren seçmenleri kast ederek HDP ye oy verenler “şerefsizdir” dilini kullanmıştı. Siyasiler rakip parti başkanlarını eleştirebilir,kızabilirler ama seçmeni tercihinden dolayı suçlayamazlar. Suçlarlarsa bedelini sandıkta öderler ki ödediler.

 Türkiye kanunlarına göre legal olan bir partiye oy veren seçmenlere şerefsiz demek bir siyasi partinin liderine yakışıp yakışmadığını siz okurlarımın takdirine bırakıyorum. 

Özetle Ak Parti 2009 Yılına kadar Halkın Partisi iken bu tarihten sonra DEVLETİN Partisi oldu…

Bu benimde tespitim değil.31 Mart ve 23 Haziran 2019 seçimlerinden önce  İstanbul’un bir çok ilçesinde vatandaşlara değişik siyasi sorular sorduk. Bir çok seçmen aynen şunu söyledi.

Ak Parti Kuruluştan 2007 – 2008 ve 2009’a kadar halk odaklı çalışmalar yaparken 2009’dan sonra daha çok devlet odaklı çalışmalar yaptığını sayısız seçmen bize ifade etti.

Zaten Ak Parti’nin kuruluş sürecinde Erdoğan ile beraber olan :

Abdullah Gül

Ahmet Davutoğlu

Ali Babacan

Abdullatif Şener

Hüseyin Çelik

Bülent Arıç  (Şu an Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi olarak Erdoğan tarafından atanan Bülent Arıç’ın 18 Bin TL maaşı hak edecek ne yaptığını merak ediyorum. Bu görevin sadece kurulacak yeni parti de vazife almaması adına yapıldığı konuşuluyor)

 

Abdulkadir Aksu (76 yaşında Vakıfbank Yönetim Kurulu başkanı yapıldı)

Özetle kurucu irade nerede ise Ak Parti’de yok edilmiş durumda olduğunu görüyoruz.

Aslında Ak Parti idarecilerinin yaptığı hatalar ile alakalaı yazacaklarımızın tamamını yazsak ciltler dolusu kitap olur. Ama biz şimdilik bu kadarı ile iktifa etmek isteriz.

Ak Parti ne yaparsa seçmenin tepkisini aza indirebilir ?

1-Damat dahil ve Erdoğan’ın ailesi hemen siyasetten ve devlet kurumlarından    uzaklaştırılmalıdır…

2-MHP ile ittifakta hep kârlı çıkan MHP oldu. Bu ittifak sonlandırılırsa sanki Ak Parti daha faydalı çıkacaktır gibime geliyor …

3-Ahlak ve maneviyata önem verilmelidir.

4-Toplumun alt kesiminin korunacağı yeni devlet veya hükümet programları geliştirilmelidir…

5-Tarım ve Hayvancılığa önem verilmeldir.

6-Bakanlar Kurulu şirket sahiplerinden değil milletvekillerinden oluşturulmalıdır.

7-Ayrıştırıcı dil derhal bırakılmalıdır. Kürdistan da yaşamak isteyen Kuzey Iark’a gitsinde ne demek ? Osmanlı ve Cumhuriyetin ilk yıllarında doğu illerinin olduğu bölgelere Kurdistan Karadeniz bölgesine de Lazistan denirdi. Şu an bazı kesimlere sıcak görünmek için kimse bu coğrafi terimi yok sayamaz.

8-Yola beraber çıktıklarını yolda buldukları ile değiştirmemelidir.Elbette uzun süre aynı kişiler aynı yerde görev yapamaz. Ama o emektarları da yok saymak doğru değildir.

9-Belediye başkanı ,Milletvekili adayları belirlenirken mutlaka demografik yapıya ve o seçim bölgesinde yaşayan STK,Muhtar ve bir çok kurum ve kişiden bilgi alınmalı.

Şu an İstanbul’da olduğu gibi Ak Parti’nin 24 Belediye başkanlarının % 60’ın Karadenizli,Bunların % 90’ının da Trabzon,Rize ve Giresunlu olması doğulu seçmeni üzüyor ve kızdırıyor.

Mesela 600 Bin Mardinli,700 Bin Samsunlu İstanbul’da yaşıyor. Ancak Ak Parti’nin 24 ilçe Belediye başkanı için de 7 tane Trabzonlu olması elbetteki Mardinli ve Samsunlu seçmenin dikkatine çekecektir.

Son söz çok hata tez zamanda Ak Parti’nin ANAP gibi tarih sahnesine gömülmesine sebebiyet verecektir.

Ancak az hata yapılır halk odaklı çalışmalar olursa belki bir sonraki seçimde 1.parti olabilir ama yapılan her hata Ak Partinin olumsuz olarak hanesine yazılacaktır.

İstişare sünnettir. Allah’ın resulü peygamber olmasına rağmen  ashabı ile sürekli istilare eder ona göre karar verdi.

Recep Tayyip Erdoğan sevilen sayılan ve güçlü bir lider olabilir. Ancak her fani ölümlüdür.

Erdoğan gücü seven her şeye tek başına karar veren baskın bir kişilik olabilir.

Ancak yapılacak ilk seçimde halk başka bir tercihte bulunursa Cumhurbaşkanı olacak olan kişinin aynı şekilde bütün işleri yapabileceğine olan inancım tam değil.

İşte bundan dolayı bütün işleri tek bir kişiye yüklemek doğru değil. Sokak röportajlarımıza konuşan bir beyefendi şunu söylemişti ”Bizleri yoktan var eden Allah dileseydi bütün işleri tek melege verebilecek iken neden 4 tane meleğe görev verdi diyerek hiçbir zaman tek kişinin her şeye karar vermesi doğru olmaz ortak akıl her zaman iyidir demişti”.

Sistem değişsin veya değişmesin diyecek değilim.Ancak her şeye karar verecek olan kişinin cumhubaşkanı olması bana her zaman sakıncalı geldi ve gelecek. Bu Sayın Erdoğan için değil gebel bir çekincemdir.

Burada yazıyırum ÜÇ Vakte kadar Erdoğan dahil bir çok kişi güçlü bir cumhurbaşkanlığı  sistemi  ülke için iyi olmadı diyeceklerini düşünüyorum.

Hadi hayılısı olsun…

İstanbul Times / Hüseyin Çetiner  / 10 Temmuz 2019

 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    İstanbul'da verilen yüksek imarları beğeniyor musnuz ?

    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    e-gazete
    • Bağcılar Times - 17 Eylül 2013Manşeti
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV