banner9

Yaşam hakkımızı kimse tehlikeye atmasın

İstanbul Times Yayın Grubu İmtiyaz sahibi Gazeteci yazar Hüseyin Çetiner Eylül 2009'da İstanbul'da yaşanan büyük sel felaketinden sonra dere yataklarına , ,sahillere ve yol güzergahların yapılan yüksek binaların hatalı olduğu ile alakalı ciddi bir mücadelenin içine girdi. Bu yazı da o mücadelelerden birisidir. Yorumsuz olarak Çetiner'in makalesini yayınlıyoruz.

Yaşam hakkımızı kimse tehlikeye atmasın
İstanbul’da son yıllarda dere yataklarına,sahillere ve yok kenarlarına yapılan yüksek ve kültürümüze  ve medeniyetimize uygun olmayan binalara karşı Eylül 2009 İstanbul sel felaketinden bu yana kendi ölçümde dilimin döndüğü kadar kimseye hakaret etmeden halkın yani bizim yaşam hakkımızı tehlikeye atanlara karşı bunu yapmayın diye yazılar yazıyorum,araştırma dosya haberler üzerinde çalışıyorum. Buna rağmen her gün de gözümün önünde devasa KİBİR Kuleleri yükseliyor.

Hz.İbrahim ‘in ateşine kürdan büyüklüğünden odun taşıyan haksızlık savunucularına sizin bu minik odununuz o devasa ateşe ne yapabilir dedikleri zaman olsun  maksat bizim düşmanlığımız belli olsun dedikleri, buna karşında ateşi söndürmek için minik bir tas ile su taşıyan hakkı tavsiye edip kötülükten alıkoyanlara bu su bu ateşe ne yapabilir dedikleri zaman da onlarda olsun maksat dostluğumuz belli olsun dedikleri gibi ben de yazdıklarıma rağmen gözlerini para hırsı bürümüş zenginlerimizin gözünü ancak toprak doyurur diyerek doğru bildiklerimi yazamaya devam edeceğim.

Dereler ne kadar ıslah olursa olsun gün gelecek yağan yağmur derenin çektiği sudan fazla olunca ne yapacaksınız ?

Su akar yolunu bulur atasözünü hepimiz bildiğimiz halde her nedense işimize geldiği zaman hiçbir şeyi takmadan hakkı batıl ,batılı çok rahat bir şekilde hak görebilme yavşaklığına sahip bir yaratık olduğumuzu biliyorum.

Başakşehir ‘in girişinde Torunlar GYO Mall Of İstanbul (daha doğrusu MOLOTOF İstanbul) u 39 tane sitenin girişinde  ve yolun tam ortasında devasa  kuleler yaparak  hem arsalarını TOKİ marifeti ile aldıkları hak sahiplerine haksızlık yaptılar hem de o güzergahı kullanacak vatandaşın hakkına girmiş oldular.

Hele Kuzu Grup Ataköy sahilinin 130 Bin M2 lik bölgesini betona teslim ettiler. Bunu haber yaptım ve tv çekimi yaptım diye ALEYHİMİ fazladan hakları baki kalmak şartı ile hemen 10.000 TL lik  tazminat davası açtılar.

Yine 2009 sel felaketinde basın ekspres yolu tam bir hafta selin verdiği zarardan dolayı kapalı kaldı. O zaman İBB başkanı sayın Kadir Topbaş bey dere yataklarında ne kadar bina varsa tapulu ve ruhsatlı olsa bile halkın  yaşam haklarını tehlikeye attıkları için yıkacağız demişti. Bırakın yıkamayı o AKSTA tam 69 tane gökdelen yapılıyor. Bakınız kimse bu aksta ileride maddi ve manevi durumlar yaşandığı zaman sakın  takdir-i ilahi demesin. Olsa olsa bu TAKDİR-İ İDARİ olur ancak.

Felaket yaşandığı zaman duygusal konuşmanın anlamı yok beyler                                                                                                                                            

Artık felaket yaşandığı zaman siyasilerin çıkıp bol kepçe konuşmalarından yoruldum ve usandım. Dünyada bilimsel bir çok veri var iken bizlerin plas pandıras hareket ederek halkın yaşam hakkını küçük bir kesimin para kazanma uğruna tehlikeye atmaya kimsenin hakkı yok. Halkında artık bilinçlenme zamanı geldi geçiyor. Doğrusunu söylemek gerekirse ARABESK SÖZLERİN zamanı geçti.Ama halkımız da çok duyarsızlaşmış.

Bakırköy’de bulunan Sümerbank’ın yanında cami vardı. Yapılan Pruva 34 projesi için cami yıkıldı ama halktan TIK yok. Yol aynı yol oraya 10 blok yapılıyor.Hiç bir vatandaş arkadaş burada yapılan bu kadar yoğun inşaata bu yollar nasıl yetecek demedi. Bizler dedik diyoruz ama hep yalnız kalıyoruz.

Özetle inşaat yapılmaması gereken yerlere izin verilip inşaat yapılması ileride telafisi çok güç zararlarla karşımıza çıkacaktır.

Bizler medeniyet olarak bir yere bina yaparken komşunun güneşini ve gölgesini düşünmekle beraber martı’nın,leyleğin veya diğer kuşların uçuş yüksekliğini bile hesap ediyorken zamanında bugün tek ölçü binamı ne kadar yüksek yaparsam ne kadar pahalı satarım hesabı tek ölçü olmuş. Bu da bizi insani değerlerimizden uzaklaştırıyor.ve hayatımızdan zevk alamaz oluyoruz.

Aslında yazacak çok şey var ama okurlarım uzun yazdığın zaman okunması zor dedikleri için bu kadarı ile yetiniyorum.


İnşaat Emlak Dünyası / Hüseyin Çetiner   / 2 Ekim 2015


Güncelleme Tarihi: 02 Ekim 2015, 23:24

Bağcılar

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner17